Pencere'ye doğru koşuyorsun. Karanlık seni içine o kadar almış ki pencereyi bulmakta zorlanıyorsun.
Göz ucuyla gördüklerin karşısında şok oluyorsun. Sokak diz boyu koşuşturan insanlarla dolu... Ateş tüm sokağı etkisi altına almış.
Pencere'den olanları görüyorken bir patlama sesiyle daha yerinden zıplıyorsun ve yere yığılıyorsun. Kulakların çok kötü halde darbe görmüş vaziyette. Bu patlama sesi çok daha yakınından geldi. Patlama sesiyle kulaklarındaki acıyı çekiyorsun, dakikalarca...
Yerde yere yığılmış bir bebek gibi kıvranıyorken siyah maskeli bir adam içeriye giriyor. Arapça bir şeyler söyleyerek seni ayağa kaldırıyor. Her şey öyle hızlı gelişiyor ki hala patlamanın etkisindesin. Odaya bir kişi daha giriyor. Baygın vaziyettesin ve kimin olduğunu göremiyorsun. Kulağının dibindeki silah sesleri en sonunda seni bayıltıyor...
Yarı aydınlık, yarı karanlık bir odada gözlerini yavaş yavaş açıyorsun. Bir hastane odasında olduğu anlıyorsun. Neler olmuştu?
